pop MG İletişim Stratejileri Ajansı | Pazarlama Stratejinizde Dijital Pazarlamaya yeterince yer veriyor musunuz?
X

Pazarlama Stratejinizde Dijital Pazarlamaya yeterince yer veriyor musunuz?

Pazarlama Stratejinizde Dijital Pazarlamaya yeterince yer veriyor musunuz?

2019 Pazarlama stratejinizi henüz oluşturmadıysanız bu makaleyi mutlaka okumalısınız, daha da önemlisi  Pazarlama stratejiniz içinde Dijital pazarlamaya hakim olmak istiyorsanız, bu makaleye kayıtsız kalamayacağınızı hemen söyleyelim.

 

Teknoloji, hayatımızın her noktasına işledi ve ayrılmaz bir parçası oldu bile. Cep telefonumuzu almadan evden dışarı çıkmayalı kaç yıl oldu?, peki ya bilmediğimiz bir adrese navigasyon olmadan gitmeyeli?,  neyin ne zaman değişeceğini bilmiyoruz ve artık zamana değil hıza ayak uydurmaya çalışıyoruz. İçimize kadar işleyen teknoloji ile birlikte hem tüketici hem yeni ürün/hizmet takipçisi hem de bir mecra olduğumuzun farkında mıyız?

 

Bu durumda, pazarlama stratejinizi oluştururken 1990'lardan itibaren istikrarlı bir şekilde büyüyen dijital pazarlamayı göz ardı edebilir miyiz? Elbette HAYIR.

 

O zaman, Dijital Pazarlamayı, Pazarlama Stratejiniz içinde nasıl konumlandıracağınızı gelin birlikte belirleyelim. Öncelikli hedefiniz; ürün ve hizmet kalitelerinin birbirine çok yaklaştığı bugünün artan rekabet ortamında fark yaratmaya odaklanmak olmalıdır. Bunu ancak müşteri odaklı bir strateji ile başarabilirsiniz. Bunun için müşteriniz ile bağ kurmanız gerekir ki bağ kurmanın en etkin yolu müşterinize içerik sağlamaktır.

 

Internet size müşteriye sağladığınız içerik sayesinde çift taraflı etkileşime geçebilme imkanı sağlar. Her geçen gün artan Internet kullanımı ile daha geniş kitlelere erişebilir, konum, cinsiyet, yaş, ilgi alanı vb geniş hedefleme seçeneklerinden yararlanabilirsiniz. 

 

Sosyal medya, akış içeriği ve dijital içerik oluşturma veya tüketme kolaylığı, Interneti olması gereken yer haline getirmiştir ve insan hayatına bu denli entegre olması ile markalar için reklamını yapmak, hikayelerini anlatmak, markalar arası iletişim kurmak, fotoğraf, video paylaşmak için eşsiz bir mecra olmuştur.

 

Kendimizi bir anda içinde bulduğumuz bu dijital devrim, o kadar çabuk ilerliyor ki 7’den 70’e herkesin olmazsa olmazı olmasının üzerinden neredeyse yıllar geçti.

 

Anneler gününde tablet hediye edeceğimi öğrenen annem, “Kızım ben tableti her zaman yanımda taşıyamam, sen bana bir şey alacaksan X marka akıllı cep telefonu al, hem çok hafif, hem tasarımı çok şık hem de hafızası fazla ve daha rahat fotoğraf çekebilirim” dediğinde biraz afallamadım desem yalan olur. İstediği telefonu aldım elbette, ancak 2 ay kadar sonra daha ben yeni Facebook’tan Instagrama terfi etmişken, annem arkadaşının yaptığı yemekleri her gün canlı video ile Instagramdan canlı yayınladığını söyleyerek, O’na Facebook veya Instagram’dan canlı yayın yapmayı öğretmediğim için söylenmeye başladı. 

 

Ben öğlen yemeklerini bile es geçip o toplantıdan bu toplantıya koşarken, evinde oturan emekli annem  güncel magazin haberlerini, yemek tariflerini, yorumlara bakarak, hangi ürünün hangi sitede daha ucuz ve hangisinin daha çok tercih edildiğini, en hesaplı ve şık mobilyaları, en son modayı cep telefonundan bir tıkla takip edebiliyor. Ben sabah aceleyle makyaj yapıp, işe yetişmeye çalışırken, annem bana, “maskaran bitmiş, ben sana internetten X markanın yeni çıkan maskarasını alayım, dağıtım maliyeti ortadan kalktığı için internetten alışveriş yapmak hem daha ucuz, hem de bir çok seçeneği görme şansım var” diyerek beni hayrete düşünebiliyor. Bir sabah, mutfakta kahvaltı yaparken, bir yandan da yapacağım toplantı için müşteriye söyleyeceklerimi kafamda tam toparladığım anda, annem asıl bombayı patlattı. Giydiğim kıyafetin ve saç modelinin artık çok demode olduğunu, arkadaşının O’na gönderdiği bir video programı ile çeşitli mağazalardan ürün seçerek ‘kendi stilini yarat’ yarışma programına Facebook üzerinden katıldığını ve kazanırsa aldığı ödülle dolabımı yenileyeceğini söyleyip, cep telefonunu eline alarak, yarışma için sanal mankeni giydirmeye başladı.  

 

Her gün akşam yorgun argın işten eve geldiğimde, babamın bana en son teknolojik gelişmeleri anlatışını, heyacanını kırmamak için gülen emoji suratıyla dinliyorum. Yemeği yerken, babam, Interneti son model arabaları, en son teknolojiye sahip cep telefonlarının fiyatlarına kadar öğrenebildiği ve kampanyalarından haberdar olabildiği için çok yararlı bulduğunu ve çıkarsa akıllı televizyon almak istediğini anlatırken, annem araya girerek “hayır bence, tarih gezisi yapalım, Ayşe Hanımlar gitmişler, fotoğraflarını Instagramda gördüm, hem erken rezervasyon ile tatili daha ucuza getirmişler hem de bir sonraki tatilleri için acente %20 indirim uygulamış.” diye lafı babamın ağzına tıkarken, farkediyorum ki her akşam bir teknolojik gelişme, yeni bir marka reklamı, facebook veya  Instagram bildirimi soframıza konuk oluyor. Kardeşimin elinden düşüremediği tableti ise soframızdan hiç eksik olmuyor. Bir yandan tweetleri girmeye devam edip, bir yandan bizi güncel gelişmelerden haberdar ederken aynı anda yemek yemesini hayretle seyrediyorum. Bu konuda o kadar uzmanlaştı ve ünlü oldu ki bir gün yurt dışından gelirken mühendis olmasına rağmen uçakta karşılaştığı birisinin O’nu gerçekten  gazeteci sandığını hatta gazeteci diye yanındakine gösterdiğini yine bir diğer akşam yemeğinde anlatmıştı. O meşhur akşam, fonda “o mahur beste çalar, Müjganla biz ağlaşırdık’ çalarken,  birden kafamı kaldırdım ve etrafıma ‘teknoloji mi bizi yiyor, biz mi yemeği yiyoruz diye bakmaya başladığımda, annem, “ay o ne bakış Zeynep, dur hiç bozma” der demez, anneme Instagrama koyması için ‘ben nereye düştüm pozu’ vererek odama kaçtım.

 

Odamda durup düşünürken, “Vay be! ben de kendimi teknolojik gelişmelerin en sıkı takipçisi sanırdım, ben daha annemin hızına bile yetişemiyorum diye hayıflanırken, yeni bir teknolojik haberle kimse odama dalmadan yorganın altına saklandım.

 

Nihayetinde ben de insanım artık ‘ezik’ olmak istemiyordum, ertesi gün kendimi, akşam yemeğine konu bulmak için teknolojik gelişmelere göz gezdirirken buldum. Firmaların artık geleneksel pazarlama bütçelerini azaltarak, dijital pazarlama stratejilerini başarıya ulaştıracak olan dijital reklamlara ağırlık verdiklerini görünce hiç şaşırmadım. Dijital reklam hem daha fazla kişiye daha fazla kanal aracılığıyla daha yaratıcı içerik ile ulaşıyor hem de geleneksel reklamcılık türlerine göre çok daha düşük maliyet avantajı sağlıyormuş. Bizimkilere hak vermedim değil, artık teknoloji hastalığı beni de yakalamıştı, gelecekte neler var diye araştırmaya devam ettim.

 

İşte bulduğum sonuçlar;

 

 2019  Dijital Pazarlama Trendleri 

 

AdAge Aralık 2018’de yayınlanan Pazarlama Paketinde açıklanan verilere göre Dünyada 2017 yılında 190,4 milyar Dolar olan Internet reklam harcamalarının 2019 yılında  %9.7’lik bir artışla 235 milyar Dolar’a ulaşacağı öngörülüyor. Bu rakamın yarıdan fazlası, tahmin edeceğiniz gibi ABD’ye ait. Türkiye’de ise AdEx-TR 2018 ilk 6 ay sonuçlarına göre internet reklam yatırımları, 2017’nin aynı dönemine oranla yüzde 14 oranında artış göstererek 1.213 milyon TL’ye ulaşmış. ABD ile kıyaslandığında Türkiye’deInternet reklamlarına hiç denececek kadar az yatırım yapıldığını söylersek sanırım kimse alınmaz çünkü maalesef bunun nedeni Türkiye’de Markaların henüz Internet reklamcılığını tam olarak bilmemeleri ve bu da şaşılacak bir durum değil öyle ki dijital reklam kanalları teknoloji ile birlikte hemen her saniye değişiyor. Maalesef markaların pek çoğu dijital reklamcılığı sadece Google reklamları olarak algılıyor. Oysa dijital reklamcılık sandığınızdan büyük bir alan. Burda hem iyi hem de kötü haberimiz var. Kötü haber; eğer bunları bilmiyor veya bilenler ile çalışmıyorsanız doğru hedeflenmemiş, hiçbir yaratıcılık içermeyen, müşteriye yönelik kişiselleştirmenin olmadığı reklamlar ile başarı elde edemeyebilirsiniz. İyi haber ise; gelin hep birlikte 2019 trendlerinde neyin önemli olduğuna bakarak kendi hedeflerimizi doğru belirleyip, nasıl yol alacağımızı doğru kurgulayalım.

 

1.Facebook

 

2018’de politik olaylar nedeniyle bir miktar düşüş yaşamış olsa da 2019’da Facebook hala en etkileyici pazarlama aracı. Neyse ki Facebook, en büyük tehditleri olan Instagram'ı satın aldıklarından beri rahatladı. Facebook şu anda ABD'de hala bir numaralı sosyal medya platformu ve kullanıcılarının % 41'i 65 yaşın üzerinde. Dolayısıyla, üst düzey bir demografiyi hedefleyen pazarlama için, hala iyi bir platform.

Gelecekteki dijital pazarlamacılar için hedef pazarlarının ne olduğuna bakmaları önemli, çünkü Facebook bazı kampanyalar için özellikle uygun olmayabilir, özellikle de daha genç demografik verilerde düşüş eğiliminde. Bu nesil genelde Instagrama geçiş yapmakta.

 

2.Instagram

 

Instagram, görüntü ve video tabanlı sosyal medya platformu olarak, kullanıcıların fotoğraflarını ve videolarını telefonlarından paylaşmalarını kolaylaştırmak için optimize edilmiş bir uygulama  ve şu anda dünyadaki en yaygın bilgi işlem aracı ve genel halk için tercih edilen bilgisayar olarak hızla büyümekte.

Instagram'ın meteorik yükselişi zaten etkileyici bir başarı olan bir milyar kullanıcıyı geçmiş. Bu, en hızlı büyüyen sosyal medya platformlarından biri ve belki de daha önemlisi, kullanıcı tabanının büyük bir kısmı, Facebook’un sosyal medya platformu olarak tanınması nedeniyle kaybedilen genç demografik, özellikle 30 yaş altı insanlar.

 

3. Chatbot Kullanımı Artacak

 

Sohbet botları, sanal bir “kapıcı” gibi davranan, kullanıcılarla iletişim kuran ve hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olan özel bir yazılım türü. Sohbet robotları, insanlarla, özellikle de metin sohbet pencerelerini kullanarak, doğal bir şekilde etkileşime giriyor, ancak sözlü etkileşimler de yapabiliyor.

 

Sohbet botları zaten Facebook'ta, on binlerce insan tarafından farklı görevler için kullanılıyor. Hava durumu raporları vermekten bazı temel müşteri destek fonksiyonlarını otomatik hale getirmeye kadar her şey karmaşık yazılım ile kolayca gerçekleştirilebilir. Yemek Sepeti de bir diğer örnek olarak verilebilir. Botlar, kullanıcıların sınırlı insan kaynağından çok fazla çekmeden kişiselleştirilmiş, odaklanmış etkileşimler elde etmelerini sağlayan bir araç.  2018’deki etkinlikleri kullanımda önemli bir artış gösteriyor ve bu kullanımın 2019’da dijital pazarlama için büyümeye devam etmesi muhtemel. 

 

4.Dijital Video Pazarlama

 

Sosyal medya videosunun cazibesi oldukça basit: Çok uzak ve kişisel olmayan dijital mesajlarla sürekli bombalandığımız bir dünyada, bir insanın yüzünü görmek ve onların konuşmasını dinlemek oldukça anlamlı. Bize yakın ve kişisel bir his veriyor ve bir kişinin mesajına da özgünlük veriyor. Tüm bunlar daha büyük güven sağlıyor.

 

2019’da Yüksek kaliteli video rekabet avantajına sahip olmaya devam edecek, ayrıca süper basit tutulabilir özelliği ile fark yaratılabilir. Bazen, kendi evimizin rahatlığından kısa ama güçlü bir mesaj, metin ağırlıklı bir blog veya aşırı satış içeren bir reklamdan çok daha fazlasını söyleyebilir.

 

5.Canlı Video Oldukça Önemli

 

Video değerli bir araç olsa da, dijital pazarlamada en hızlı yükselen yıldızlardan biri canlı video kullanımıdır. Canlı yayın olarak adlandırıldığı gibi, etkileyici pazarlamayla birleştiğinde dijital pazarlama için özellikle büyüktür. Yeni nesil sosyal medya etkileyicileri ya da ünlüler, sporcular ve müzisyenler gibi geleneksel kaynaklar, doğrudan yorumlarla etkileşime giren bir etkileyiciyle canlı bir akışa sahip olmaları, izleyiciler için büyük bir etkiye sahiptir. Etkileyici bir canlı yayın, şu anda inanılmaz derecede kullanışlı, yüksek profilli bir dijital pazarlama biçimidir. Canlı akışın kendiliğindenliği ve etkileşimi, şüphesiz ki doğru yapıldığında, iyi seçilmiş bir kişiliğe sahip büyük bir etki olabilir.

 

6. İyi İçerik Hala Önemli!

 

İçerik pazarlaması, dijital pazarlamanın en temel bir bileşenidir ve 2019’da etkin olmaya devam edecektir. Dijital pazarlama yönteminiz her ne olursa olsun, hepsinin bir içeriği olmak zorundadır. 2019’da içeriğin farklılığı ve kalitesi her zamankinden çok daha önemli olacaktır. 2019’da alıcıların kim olduğunu daha derinlemesine incelemekle ilgilenen teknolojik bir yenilenme var. Hedeflenen bir pazarın daha derin, daha sofistike bir anlayışa sahip olması ve o pazarın daha kesin bir şekilde hedeflenebilmesi, daha etkin pazarlama konusunda yükselen bir eğilim olacak. 

 

İçerik pazarlamasını güçlü kılan birkaç önemli nokta daha var. En önemli nokta, içeriğin karşı tarafta bir duygu yaratabilmesidir. Bu duygu; güldürmek, şaşırtmak veya ilgisini çeken bir konuda bilmediği bir noktaya parmak basmak gibi çeşitli öğeler ile oluşturulabilir. İçerik pazarlamasında kaçınılması gereken en büyük nokta ise satış amacı gütmemektir. Satış odaklı bir çalışma içerik pazarlamasının amacından saptıracaktır. Her zaman son kullanıcıyı göz önünde bulundurmak da başka bir püf noktadır. İçerik en başta kullanıcının ilgisini çekmelidir. Bunun yanı sıra içerik kullanıcıda yorum yapma veya paylaşma gibi kendinden de bir şeyler katma isteği de uyandırıyorsa, içerik pazarlaması amacına ulaşmış demektir.

 

İçerik hazırlarken yararlanabileceğiniz kaynaklar;

 

Dünyanın en ünlü SEO uzmanlarından birisi olan Neil Patel’in Ubersuggest sitesi, en iyi ücretsiz kelime analizi yapan sitelerden birisi. İçinde Türkiye filtresinin de olduğu ve tahmini olarak anahtar kelime analizi yapan site sayesinde, anahtar kelimelerinizi daha doğru bir şekilde kullanarak içerikler yazabilir, rakiplerinizin hangi kelimeler ile Google aramalarında kaçıncı sıralamada olduğunu görebilirsiniz. Üstelik ücretsiz bir şekilde!

 

Bunun yanısıra  Dünyanın en önemli lisanslı görsel, video ve müzik sağlayıcılarından Shutterstock, 2019 yılına damga vuracak “Yaratıcı Trendler Raporu”nu yayınladı. Genel trendlerin yanı sıra yükselen trendlerin de yer aldığı rapor, 2019 yılı için adeta görsel bir kılavuz niteliği taşıyor.

 

InsiderInc’in Aralık 2018’de yayınladığı araştırma sonucuna göre; İçeriğin daha önemli hale gelmesinin sebebi; artık tüketicilerin saniyeler içinde istedikleri içeriklere ulaşabiliyor olmaları ve seçeneklerinin çok fazla olması. Eğer içeriğiniz farklı ve hedef kitleniz ile bağ kuramıyorsa, diğer markaların içinde kaybolabilirsiniz. 

Markanızın farkındalığını arttırmak, yeni müşteriler kazanmak için en iyi yol iyi bir içerik pazarlamasına sahip olmaktan geçmektedir. Bunun için ihtiyacınız olan şey ise iyi hikaye anlatıcısı olan bir ajans ile çalışmak olacaktır. 

Raporda yayınlanan diğer verilere göre; 

  • Her 3 kişiden 2’si kişiselleştirilmiş içeriği geleneksel olana tercih etmektedir.
  • X ve Z nesli tüketicilerin %90’ı kendileriyle kişiselleştirilmiş içerik ile iletişim kurulmasını tercih etmektedir
  • 2018’de 2,4 milyar kişi ayda en az bir kez dijital video izlemiş.
  • Bunların %75’I bu videoları telefonlarından izlemişler.
  • İnsanların %45’I dijital video kanalıyla yeni markalardan haberdar olmayı istemektedir.

 

Son olarak; benden size naçizane tavsiye bu içerik pazarlama işini çok ciddiye almanız gerekiyor. En nihayetinde müşterinizle etkileşime geçeceğiniz en önemli bileşen, içerik pazarlaması, ‘seçeceğiniz yöntem her ne olursa olsun içeriğe ihtiyacınız olduğunu unutmayın. InsiderInc’in araştırma raporunu kılavuz edinin çünkü içeriğiniz yaratıcı değilse diğer markalar içinde kaybolursunuz. Harcadığınız parayı çöpe atmak yerine bırakın bu işi bu alanda profesyonel olanlar yapsın. Benim çok iyi bildiğim hikaye anlatıcısı bir ajans var. Bakın kendilerini nasıl anlatıyorlar;

 

Biz reklam yapıyoruz ama bir reklam ajansı değiliz. Biz bir iletişim ajansıyız. Reklamcılık, insanlara ulaşmak için kullandığımız çok sayıda iletişim aracından yalnızca biri. Bizim için önce fikir, sonra yöntem gelir. Bize göre, inanç olmadan kelimeler boş bir yankıdan ibarettir. Sonuç olarak, bizi tanımlayan şey ne yaptığımız değil, neye inandığımızdır.

 

Biz öykü anlatıcısıyız. En güçlü öykü, doğruyu anlatan öyküdür. Örneğin reklam, hem biz hem de izleyicilerimiz için ustaca kelimelere dökülmüş doğrulardır ve biz doğruları hikaye olarak anlatmanın peşindeyiz.

 

Bu ajansa nasıl mı ulaşırsınız? Bize Ulaşın’dan Bize Ulaşın

 

Zeynep Genç

Pazarlama İletişimi Danışmanı

zeynep@mg.biz.tr

 

 

Zeynep Genç

Profesyonel iş hayatına 1997 yılında Nokia Telecomunication’da başladı. 2000-2003 yılları arasında Tyco Healthcare International’da Bölge Satış Müdürü olarak görev aldı. 2003 yılında Satış Müdürü olarak çalıştığı Canon’dan 2004 yılında ayrılarak, Doğan Holding Bünyesinde yer alan DBR şirketinde 26 dergiden sorumlu Etkinlik Pazarlama Müdürü olarak 4 sene çalıştı. 2007 sonlarında Dünyanın en büyük medya, veri ve pazarlama hizmetleri sunan IDG şirketinin yan kuruluşu olan IDC’de, Türkiye Konferans Müdürü olarak 4 sene çalıştı. 2012’den beri şirketlere etkinlik yönetimi, kurumsal iletişim ve pazarlama stratejileri alanında danışmanlık hizmeti vermektedir.